top of page

Fark Yaratanlar Atölyesi

İlk gün açılış çemberi ile başladı. Çeşitli ısınma oyunlarıyla

rahatladıktan sonra o gün nasıl hissettiğimizi, beklentilerimizi

paylaştık. Kendimizi tanıtırken Ashoka Vakfı ve SAP ortaklığında

hazırlanan “Hızlan Fark Yarat” kitapçığındaki kendini bulma

bölümündeki soruları cevapladık. Ardından dört gruba bölündük

ve Bomonti’nin sokaklarına dağılıp hikayeler bulmaya , mahalleyi

tanımaya keşfe çıktık. Bu noktada bizim için önemli olan dinlediğimiz kişiyi anlayabilmek, o kişiyi duymanın ötesinde söylediklerine kulak verebilmek ve o kişiyi keşfetmekti. Esnafla, mahalle sakinleriyle, sokaktaki insanlarla yapılan sohbetlerin ve geçen üç saatin ardından Atölye’ye geri döndük. Bu sefer sırada kişi haritaları çıkarmak vardı. Sohbetlerdeki ortaklıklara ve farklılıklara bakarak bu bölgedeki insanların kişilik haritalarını çıkardık ve günün sonunda da bu haritadaki insanların hikayesini anlattık. Birlermiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’ni inceleyerek bu kişinin yaşadığı problemin hangi global kalkınma hedefiyle ilişkilendirilebileceğine karar verdik.


İkinci gün problem tanımlama etkinliğiyle işe başladık. Hazırladığımız kişilerin yaşadıkları problemi, hedef kitle/faydalanıcıyı belirledik. Bu aşamanın önemi defalarca vurgulandı çünkü bu aşama sağlam oturduğunda ilerlemek çok daha hızlı ve emin adımlarla olacaktı. Bu aşamayı deneyip yanılarak, tanımlarımızı okuyup geliştirerek başarıyla tamamladıktan sonra bir sonraki aşamaya geçtik. Fikir geliştirme/çözüm bulma diye de bilinen bu aşamada ilk olarak 20 dakika boyunca akıllımıza gelen her türlü çözümü post-it’lere yazdık. Çözümlerimizin ne kadar mantıklı ya da ne kadar saçma olduğu bu aşamada hiç önemli değildi. Hatta çözümlerin olabildiğince “saçma” olması tercih edilendi çünkü ancak bu sayede yaratıcı ve yenilikçi çözümlere ulaşılabileceği konusunda bütün gruplar hemfikirdi. Bu bölümün sonunda her grup 40 ila 70 arası çözüm fikri bulmuştu. Sıra yavaş yavaş bu fikirleri eleyerek tek bir çözüme ulaşmaktı. Grupların çözüm önerileri 20’ye, 10’a, 5’e ve son olarak da 1’e düşürüldü. Anlatması kolay olsa da çözümleri elemek bulmaktan çok daha zordu. Sonrasında gruplar çözüm önerilerini tanımlamak üzere prototipler hazırladık. Prototipleri projenin nasıl işleyeceğini gösteren maketler, proje hayata geçince kullanılacak websiteleri ve projelerin posterlerinden oluşuyordu. Gruplar prototiplerini karton, oyun hamuru, lego ve boyalar kullanarak hazırladılar.


İki gün boyunca her adımda Ashoka ve SAP ortaklığında hazırlanan  Hızlan Fark Yarat kitabını kullandık. Bu kitaba bu linkten “rehberi indir” i  tıklayarak ücretsiz ulaşabilirsiniz. Kitaptaki sorular, açıklamalar ve sosyal girişimcilerin yaşanmış hikayeleri bizlere ilham verdi, her aşamada bizleri destekledi.
Fark Yaratanlar Atölyesi’nde sıkça sorulan soru “What If..?”ti. “Ya şöyle yapsak? Bunu neden yapıyoruz? Bunu başka nasıl şekillerde yapabiliriz?” soruları sık sık soruldu. Olaylara farklı bakış açılarından bakınca başlarının döneceğine inanan insanların aksine, bu atölyedeki herkes farklı bakış açılarının farklı çözümler doğuracağına ve bu sayede fark yaratılacağına inanıyordu.


Workshop’un sonunda dört gruptan dört farklı proje ortaya çıkmıştı. Bu projeleri Bomonti civarında insanların bir araya gelip ortak kararlar vermelerine olanak sağlayan topluluklar, bilgiye erişmeye çalışanların uzmanlarla buluşabildiği uygulamalar gibi pek çok yaratıcı fikri pişirerek oluşturmuştuk. Bütün bu süre boyunca birbirimize verdiğimiz geri bildirimlerin yanı sıra Aybike Oğuz, Pınar Kadıoğlu ve Zeynep Çelik’in önerileri projelerimizi yeşerten güçtü. Gruplar olarak projelerimizi sunduğumuzda ise hikayelerini ilham verici bulduğumuz çok değerli jüri üyelerimiz önce projemizle ilgili değerlendirmeler yaptılar, sonra da projemizi geliştirebileceğimiz noktalar hakkında bize önerilerde bulundular. Ayakları yere basan projeler yapabilmenin bu konuda tecrübeli insanlardan geri bildirimler almak ve bu yönde gelişmeye özen göstermek olduğunu öğrendik. Atölyenin sonunda jürimize yaptığımız sunumlar sonucu aşağıdaki geri bildirimleri aldık.

Sunumlar çok başarılıydı. Ortaya çıkan analizler ve fikirler bu yaş grubundan beklenilenin çok ötesinde, otuzuna merdiven dayamış insanlara denk.”
-Zeynep Meydanoğlu, Ashoka Türkiye Direktörü

Bugün burada gördüğüm sunumlara bakarsak, bu zihniyet bu yaş grubundaki herkese kazandırılsa dünyada sorun kalmaz.”
-Eray Erdoğan, Lala, Reflect Kurucusu

“Tasarım odaklı düşünmeyi içselleştirmek, kullanmaya devam etmek çok önemli. Sayenizde bugün ben de buradan oldukça motive olmuş ayrılıyorum.”
-Buğra Çelik, İmece Direktörü

“Hepinizi tebrik ederim. Burada yapılan çalışmayı devlet okullarında da yapsanız etkileri çok daha büyük olabilir. Bir gün süren bir çalışma bile pek çok şeyi değiştirir. Eğitimle ilgili attığımız her adım birer umut, sizler de birer umutsunuz.”
-Emre A. Keskin, Hayalgücü Merkezi Kurucusu

bottom of page